Roset, küçük bir metal parçasının ne kadar yüksek sesle konuşabileceğine inanan bir atölyeden doğdu.
Yakaya takılan bir rozet süs değildir; bir duruştur. Neye inandığını, neyin yanında durduğunu, hangi hikâyeye tanık olduğunu tek bakışta anlatır. Biz de tam bunun için üretiyoruz: karpuzun bir dilim direniş, güvercinin barışa çırpılan bir kanat, kalemin mukavemet yolunda bir silah olduğu küçük işaretler.
Her tasarım bir cümleyle başlar. Cümle olgunlaşır, çizime dönüşür; çizim metale işlenir. Ortaya birkaç santimetrelik bir nesne çıkar ama taşıdığı anlam çok daha büyüktür.
Roset takan herkes bu hikâyenin bir parçası olur.
Bu hikâyeye tanık ol.